Ayza blog stili
Kendimizi tanıdığımızı düşünürüz.
Neleri sevdiğimizi, hangi davranışlardan hoşlanmadığımızı, nasıl bir karaktere sahip olduğumuzu, güçlü ve zayıf yönlerimizi bildiğimizi varsayarız.
Peki ya çevrendeki insanların sende açıkça gördüğü ama senin henüz fark etmediğin bir yönün varsa?
Ya kendin hakkında yıllardır taşıdığın bazı düşünceler, dışarıdan görünen sen ile tam olarak örtüşmüyorsa?
İşte Johari Penceresi, tam olarak bu noktada ilginç bir kapı aralıyor.
Kendimize yalnızca içeriden değil, bir başkasının gözlerinden de bakabileceğimizi hatırlatıyor.
Johari Penceresi Nedir?
Johari Penceresi, 1955 yılında psikologlar Joseph Luft ve Harrington Ingham tarafından geliştirilen bir öz farkındalık modelidir.
Modelin temelinde oldukça basit ama güçlü bir soru vardır:
“Ben kendim hakkında ne biliyorum ve başkaları benim hakkımda ne biliyor?”
Bu iki bakış açısı bir araya geldiğinde kişiliğimizin ve davranışlarımızın dört farklı alanı ortaya çıkar:
- Açık Alan
- Kör Alan
- Gizli Alan
- Bilinmeyen Alan
Bu alanların her biri, kendimizle ve çevremizle kurduğumuz ilişkinin farklı bir tarafını gösterir.
Ama Johari Penceresi’nin amacı seni dört kutuya ayırmak değildir.
Asıl amacı, kendini biraz daha yakından görebileceğin bir ayna oluşturmaktır.
1. Açık Alan: “Ben de Biliyorum, Sen de Görüyorsun”
Açık Alan, kendin hakkında bildiğin ve çevrendeki insanların da sende görebildiği özelliklerden oluşur.
Belki konuşkan olduğunu biliyorsundur ve arkadaşların da seni böyle tanımlıyordur.
Belki planlı, yardımsever, meraklı veya sakin biri olduğunu düşünüyorsundur ve çevrendeki insanların gözünde de gerçekten böylesindir.
Burası kendimizle dış dünyaya gösterdiğimiz tarafımızın kesiştiği alandır.
Genellikle insanlar arasında güven ve açık iletişim arttıkça Açık Alan da genişler.
Çünkü kendimizi daha rahat ifade eder, karşımızdaki insanlardan gelen geri bildirimleri daha rahat duyabiliriz.
Fakat burada önemli olan her şeyi herkese anlatmak değildir.
Kendini tanımak ile kendini tamamen açmak aynı şey değildir.
Sağlıklı sınırlar yine sana aittir.

2. Kör Alan: “Başkaları Görüyor Ama Ben Göremiyorum”
Johari Penceresi’nin belki de en düşündürücü bölümü burasıdır.
Kör Alan, başkalarının sende fark ettiği fakat senin kendinde henüz göremediğin özellikleri temsil eder.
Örneğin kendini oldukça rahat biri olarak tanımlıyor olabilirsin. Ama yakınındaki insanlar, işler istediğin gibi gitmediğinde kontrolü bırakmakta zorlandığını fark ediyor olabilir.
Ya da kendini sıradan gördüğün bir konuda çevrendeki insanlar seni oldukça yaratıcı buluyor olabilir.
Yani Kör Alan her zaman olumsuz özelliklerden oluşmaz.
Bazen başkalarının sende gördüğü ama senin kendine vermediğin değeri de saklar.
Bir insan yıllarca kendini “yeterince cesur değilim” diye tanımlayabilirken çevresindeki herkes onun ne kadar güçlü olduğunu görebilir.
Bu yüzden geri bildirim yalnızca eksiklerimizi görmek için değildir.
Bazen kendimizde küçülttüğümüz tarafları yeniden fark etmek içindir.
Kendine şu soruyu sorabilirsin:
“Beni uzun zamandır tanıyan insanlar, benim hakkımda benim göremediğim ne görüyor olabilir?”
Cevabı biraz şaşırtıcı olabilir.

3. Gizli Alan: “Ben Biliyorum Ama Göstermiyorum”
Hepimizin yalnızca kendimize sakladığımız tarafları vardır.
Söylemediğimiz korkularımız…
Kimsenin bilmesini istemediğimiz kırgınlıklarımız…
Büyük hayallerimiz…
Kendimizle ilgili taşıdığımız bazı güvensizlikler…
Ya da dışarıdan güçlü görünürken içeride verdiğimiz mücadeleler.
Johari Penceresi bu bölgeye Gizli Alan der.
Bu alanın var olması son derece doğaldır.
Çünkü insanın mahremiyeti vardır ve herkesin hayatımızdaki her şeyi bilmesi gerekmez.
Fakat bazen Gizli Alan çok büyüdüğünde başka bir şey olmaya başlayabilir.
Sürekli güçlü görünmeye çalışabiliriz.
İhtiyaçlarımızı söylemeyebiliriz.
“Hayır” demek istediğimiz yerde “olur” diyebiliriz.
Kırıldığımızı gizleyebiliriz.
Ve bir süre sonra çevremizdeki insanlar bizi yalnızca gösterdiğimiz versiyonumuz üzerinden tanımaya başlayabilir.
Buradaki mesele her şeyi paylaşmak değil.
Mesele şu soruyu fark etmek:
“Gerçekten gizli kalmasını istediğim için mi bunu söylemiyorum, yoksa görülmekten korktuğum için mi?”
İki cevap birbirinden oldukça farklıdır.

4. Bilinmeyen Alan: “Henüz Ben de Bilmiyorum”
Belki hayatının en ilginç taraflarından biri, kendinin henüz tanışmadığın versiyonlarının olmasıdır.
Johari Penceresi’nde Bilinmeyen Alan; ne senin ne de çevrendeki insanların henüz fark ettiği özellikleri ifade eder.
Hiç karşılaşmadığın bir durumda nasıl davranacağını bilmiyor olabilirsin.
Henüz denemediğin bir alanda çok yetenekli olabilirsin.
Kendinde olmadığını düşündüğün bir cesaret, günün birinde ihtiyaç duyduğunda ortaya çıkabilir.
Yeni bir şehir…
Yeni bir iş…
Bir ilişkinin başlangıcı veya bitişi…
Bir kayıp…
Bir başarı…
Bir yolculuk…
Bazen insanın kendisi hakkında öğrendiği en önemli şeyler, planlamadığı deneyimlerin içinden çıkar.
Bu yüzden kendini tanımak tamamlanması gereken bir görev değildir.
Sen değiştikçe kendinle ilgili cevapların da değişebilir.
Belki de kendini tanımanın en güzel tarafı budur.
İçinde henüz tanışmadığın biri daha vardır.

Peki Amaç Bütün Alanları Ortadan Kaldırmak mı?
Hayır.
Johari Penceresi’nin amacı herkesin seni tamamen bilmesi veya senin kendinle ilgili hiçbir bilinmeyenin kalmaması değildir.
Zaten bu gerçekçi de olmazdı.
Asıl mesele Açık Alanı bilinçli şekilde genişletebilmektir.
Yani:
- Kendini biraz daha dürüst görebilmek.
- Geri bildirim duyduğunda hemen savunmaya geçmeden önce düşünmek.
- İhtiyaçlarını gerektiğinde ifade edebilmek.
- Kendine koyduğun bazı etiketleri yeniden sorgulamak.
- Ve henüz tanımadığın taraflarına merakla yaklaşmak.
Çünkü öz farkındalık, kendimizi yargılamak için değil; kendimizle daha gerçek bir ilişki kurabilmek için vardır.
Johari Penceresi İlişkilerimizi Nasıl Etkiler?
İnsan ilişkilerinin büyük bir bölümü aslında bu dört alan arasında gerçekleşir.
Bir partnerin sende senin fark etmediğin bir davranışı görebilir.
Bir arkadaşın güçlü olduğun bir yönü senden önce fark edebilir.
Bir ilişkide sürekli sakladığın ihtiyaçların zamanla aranızdaki mesafeyi artırabilir.
Ya da bir insan sana daha önce hiç görmediğin bir tarafını gösterebilir.
Bazen karşımızdaki kişinin söylediği bir cümle bizi gereğinden fazla rahatsız eder.
Belki de sebebi o kişinin tamamen haksız olması değildir.
Belki dokunduğu yer, bizim henüz görmek istemediğimiz bir Kör Alandır.
Elbette başkalarının bizim hakkımızdaki her düşüncesi doğru değildir.
Geri bildirim almak, her söyleneni gerçek kabul etmek anlamına gelmez.
Ama aynı şey farklı insanlardan tekrar tekrar geliyorsa, kendimize küçük bir soru sormaya değer olabilir:
“Burada benim göremediğim bir şey var mı?”
Kendimize Anlattığımız Hikâyeler Ne Kadar Gerçek?
“Ben zaten böyleyim.”
“Ben insanlara güvenemem.”
“Ben ilişki insanı değilim.”
“Ben liderlik yapamam.”
“Ben duygusal biriyim.”
“Ben güçlü olmak zorundayım.”
Bazen bu cümleleri o kadar uzun süre tekrar ederiz ki onları karakterimizin değişmez gerçekleri sanmaya başlarız.
Oysa bunların bazıları yalnızca geçmiş deneyimlerimizden çıkardığımız sonuçlar olabilir.
Johari Penceresi burada bize önemli bir hatırlatma yapar:
Kendin hakkında bildiğini düşündüğün her şey, kendinin tamamı olmayabilir.
Bir dönem seni koruyan bir davranış bugün sana dar geliyor olabilir.
Yıllar önce verdiğin bir karar artık seni tanımlamıyor olabilir.
Başka insanların sana söylediği bazı cümleleri kendi sesin sanıyor olabilirsin.
Ve belki bugün ilk kez kendine başka bir yerden bakmaya hazırsındır.
Şimdi Pencereyi Kendine Çevir
Buraya kadar dört farklı alandan kendine baktın.
Şimdi sıra küçük bir öz farkındalık çalışmasında.
Aşağıdaki Johari Penceresi Öz Farkındalık Testi, seni tek bir kişilik tanımının içine yerleştirmek için değil; kendinle ilgili hangi alanların daha görünür, hangilerinin biraz daha keşfedilmeye açık olduğunu fark etmene yardımcı olmak için hazırlandı.
Cevap verirken “olmam gereken kişi”yi değil, bugün gerçekten olduğun kişiyi düşün.
Kendine karşı olabildiğince açık ol.
Çünkü burada doğru veya yanlış cevap yok.
Yalnızca biraz daha yakından görebileceğin sen varsın.
Johari Penceresi testine başlamaya hazırsan, şimdi kendine dışarıdan bakma zamanı.
Kendine dışarıdan bakmaya hazır mısın?
Johari Penceresi Öz Farkındalık Testini ÇözAyza Dişil Mührü’nden Not
Kendini tanımak, kendin hakkında bütün cevaplara sahip olmak değildir.
Bazen kendine doğru soruyu sorabilmektir.
Bazen bir başkasının sende gördüğünü duyabilecek kadar açık olmak…
Bazen yıllardır sakladığın bir ihtiyacını ilk kez kabul etmek…
Bazen de henüz kim olduğunu bilmediğin taraflarına merakla yaklaşmaktır.
Bugün aynaya baktığında gördüğün kadın, hikâyenin tamamı değil.
Onun bildiği yönleri var.
Gizlediği yönleri var.
Henüz fark etmediği güçleri var.
Ve belki de hayatın bundan sonraki kısmında karşılaşacağı, kendisinin bile henüz tanımadığı başka bir hâli var.
Kendini keşfetmek, kendini değiştirmeye çalışmakla değil; kendine daha dikkatli bakmaya başladığın anda başlar.
Ayza Dişil Mührü